>youtube sayfamız>>


Göynem dernekleri
Instagram sayfamız
youtube videoları
Kimler hatta?
Toplam 4 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 4 Misafir

Yok

Sitede bugüne kadar en çok 182 kişi Perş. 15 Ara. 2016 - 15:23 tarihinde online oldu.

Detseli'den Yamyam Dede masalı-2

Aşağa gitmek

Detseli'den Yamyam Dede masalı-2

Mesaj tarafından GÖYNEM Bir Cuma 27 Şub. 2009 - 16:41



Detseli'den Yamyam Dede masalı


Bu çilenin çekilmesine rıza gösteren Selma’nın anasına elmayı veren Hızır dede artık Selma’nın kurtulma zamanı geldi diyerek yeryüzüne iner ve Selma’nın ana evine gelir sorar Selma’dan haber var mı? Yok der Zehra kadın ve Osman Efendi dua etmediniz mi der? Dede ettik halada etmekteyiz gözlerimde yaş kalmadı ağlamaktan deyince dede derki bunu sen hak ettin önce kızın için sır olan şeyi ellere itiraf ettin sonrada iyice sormadan kızı bir yamyama teslim ettin hadi bakalım yollara düşelim hepimiz der ve üçü birden yola çıkarlar. Önce dağ taş gezerler ve ilk kulübeye rastlarlar. Hızır dede içeri girer bakar ki bir oda kemik bir oda da ise kefen dolu yamyam dedenin yeri burası ama terk edilmiş Selma bir emare bırakması lazım neden bırakmadı acaba diye kendi kendine mırıldanır. İki saat kadar oralarda aradıktan sonra Hızır kızın bıraktığı işareti görür işin kolaylaştığını izin bulunduğunu anlar ve derki benim acil işim çıktı siz Selma’yı güneye doğru giderek arayın karşınıza bir bahçe gelecek. Kapısında bir aslan var birde kaplan var bekçi olarak. Onlar size zara vermez korkmayın onlar bağlı üzerlerindeki ağaçta etler asılı olacak o etleri alıp önlerine atın aslan ile kaplanın içeri girin bir saray gelecek karşınıza burada 3 yıl kalacaksınız size izzet ikramda bulunacak sarayın uşakları üç yıl sonra Selma buraya gelecek sizi bulacak yamyam da cezasını çekecek der. Ve gözden kaybolur.
Osman Efendi ile Zehra kadın günlerce güneye doğru yürürler bazen ot bazen buldukları yerden ekmek yerler Allah tarafından dağlarda ki pınarlardan içtikleri su onların açlığını da susuzluğunu da giderirmiş.
Dağdan dağa göçerim
Ölülerle yer içerim
Yamyam dedim elinde
Görünmeden gezerim

Aldı beni ana babamdan
Ayırdı mutlu yuvamdan
Medet ulu yaratanımdan
Diyerek bol dua ederim
Diye ilk evde acı acı maniler söyleyen Selma kızı oralarda uzaklardan atı ve tazıları uşakları ile gelmiş av avlamakta olan yörenin en büyük beyinin oğlu şah murat bu ninnileri dinler ama bir türlü kız göremez. Sesin geldiği binaya giremez meğer yamyam oraları da efsunlar görünmez ve girilmez edermiş büyü gücü ile.
Burarlı Selma ile yamyam dede terk ettikten sonra artık o efsunlu evden gelen sese aşık olan bey oğlu şah murat yine buralara bir av partisi düzenler. Ve evin civarında yine ses gelir mi diye bekler ama ne var ki aradığını bulamaz sözleri duyamaz. Hemen içeri dalar artık dev ile kız orada olmayınca serbest girer ama ne kız var ne ses var ama beyin bir şey dikkatini çeker.
Oda kızın giderken kapının arkasına astığı saçları oradan alır ve saçın arasından yere bir inci düşer onu almak için eğilince diğerlerinde görüp düşer o dökülen incilerin izine ve nihayet ta yamyamın ikinci defa oturduğu eve varır. Hiç beklenmedik bir anda olunca daha efsunlanmamış olan kulübeye cesaretle dalar ve ay parçası kadar güzel kızı görüverir. Bir anda kıza aşık olan şah murat daha kıza kimsin nesin diyemeden bayılıp düşer. Kız onu ayıltmak için bir hayli uğraşır ama bunu başaramaz tam dışarıdaki arkadaşlarını çağıracaktır bakar yamyam geliyor hemen kız Şahmurat’ı evin altındaki mahzene saklar. Evde bir değişiklik olduğunu fark eden yamyam çok değişik ve korkunç bir duruma girer ve etrafta bulunan beyin adamları bu cellat kılıklı adamı görüp can havli ile kaçarlar.
Eve giren yamyam derki Selma ya bu evde yabancı bir adam eti kokuyor der Selma adam ne arasın dedem sen gelmeden birçok insanlar vardı etrafta avcı gibi ama sen gelince hepsi kaçtılar der. Buna pek inanmayan yamyam o geceyi sabah kadar homurdanarak geçirir birde o gün yiyecek ölü eti bulamamıştır ondanda keyfi yerinde değildir sabah olur erkenden kalkıp giderken kıza tembih eder eğer adam filan aldınsa eve senin sonun olur tamamı der gider. O gidince mahzenden Şahmurat’ı çıkaran Selma ona yalvarır çabuk kaç buralardan yiğit bu cani seni görürse sağ koymaz der Şahmurat beraber kaçalım der yok ben kaçamam ben nereye gitsem beni bulur bu adam der. Şahmurat ya benimle gidersin ya da bende burada kalıp kaderime razı olurum deyince çaresiz kalan Selma düşer Şahmurat’ın ardına biraz ilerde Şahmurat’ın bıraktığı atın yanına varırlar ve ata bindikleri gibi tez zamanda Hızır’ın ana babasına tarif ettiği çiftlik ve saraya gelirler. Kızı çok korku içindedir dedem gelir beni bulur diye Şahmurat ona ne kadar garanti verdi ise dışarıdaki kapıda olan aslanlardan **** gelemez diye yinede korkuyu yenemez Selma haksızda değildir. Bir gün öğle vakti bir ihtiyar adamla bir ihtiyar kadın gelirler bey Şahmurat’ın sarayına ve kapıdaki aslanla kaplanın önünde dalda asılı olan etleri koyup içeri serbestçe girerler. **** onalar aylarca hizmet eder ve bir gün Şah murat bunları görüp kimsiniz? Necisiniz? Buraya nasıl geldiniz diye sorar? Onlarda Hızır’ın dediklerini başından sonuna kadar olanları anlatıp kayıp kızlarını aradıklarını söyleyince. Şahmurat şu kızı bana tarif eder misiniz der. Derler ki nasıl tarif edelim o daha 5 yaşında idi yamyam bizden aldığında şimdi ise tam o16’sında yalnız adı Selma sağ kulağını ardında ufak bir ben i olacak der annesi şah murat gider bir bakar ki doğru Selma’nın kulağının ardında ben var yinede emin olamaz kıza bir şey söylemez. Bir gün avdan yorgun gelen Şahmurat Bey Selma ya derki bana müsaade eder misin dizine yatsam uyusam dinlensem yorgunluğumu atsam Selma olur beyim der bey tam kızın dizinde uykuya dalar işte ne olursa o anda olur yamyam aniden içeri girer. Onu karşısında gören Selma sesini çıkaramaz ama dede ona bazı işaretler yaptıkça korkudan ağlamaya başlar gözünden akan yaş bey oğlu Şahmurat’ın yüzüne damlar ve bey uyanır yamyam ile göz göze gelen Şahmurat kılıcını çekerken yamyam kapıya doğru kaçmaya başlar. Bu sırada oralarda bahçe işleri ile uğraşmakta olan kızın anası Zehra kadın ve babası Osman Efendi yayamı görünce tanırlar ve kapıda duran aslan ile kaplana seslenirler.
Aslan tut kaplan yut diye daha Şahmurat bile yetişmeden aslan tutar kaplanda yutuverir yamyamı. Bu durumu gören Şahmurat sorar siz ne biliyorsunuz bunların biri tutup birisinin yuttuğunu deyince? Bize Hızır dede söylemişti onun işareti ile aslanla kaplana et verip girdik biz buraya onun için dedik derler ve beladan kurtulduk diye kırk gün kırk gece eğlenceler düzenlerler bey kıza nikâh yapacak ama Selma razı olmaz. Neden diye soran beye kız derki “benim esas dedem gelecek onu beklememiz lazım yoksa ömür boyu mesut olamayız”… “Ne zaman gelecek” sorusu daha Şahmurat beyin ağızdan çıkmadan Hızır dedesi gelir ve Selma ile Şahmurat’ın nikâhları kıyılır, Hızır dede nikâh sonunda onlara hayır duada bulunduktan saadetler diledikten sonra aniden gözden kaybolur gider. Selma kız ana babası ve beyi ile dağların doruğundaki sarayda çoluk çocuğa karışıp mutlu bir hayat sürüp giderler. Ne demişler sabreden derviş muradına ermiş; onlar ermiş muradına biz çıkalım kerevetine. Saygı ile…


http://www.memleket.com.tr
avatar
GÖYNEM
admin
admin

Erkek Mesaj Sayısı : 949
Yaş : 50
Nerden : göynemliler
Kayıt tarihi : 16/01/09

http://www.goynemliler.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz

youtube videoları
Galeri


arama
Özel Arama